karamsar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karamsar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Ocak 2010 Pazartesi
istanbul'a kar yağıyordu
insanın böyle eve kapanması hiç dışarı çıkmayası geliyor.
son dönemlerdeki iş yoğunluğundan zaten kafamı kaldıramayacak pozisyondayım, bir yandan eşim evde ayağının düzelmesini bekliyor, böyle olunca bugün hiç işe gidesim gelmedi valla, bütün perdeleri sonuna kadar açayım, oturup kar izleyeyim istiyorum.
öncelikle eve yiyecek depolamak lazım, sonrasında ise bol bol dvd.. normal hava koşullarında bile 2 damla yağmur ile kesilen digiturk yayını kar dolayısıyla tamamen gitti, 3-4 gündür televizyon yok, evdeki dvd'leri tüketiyoruz. son gözdemiz fringe, ha babam fringe izliyoruz bu günlerde, güneşin olmadığı karanlık bir havayla daha iyi gidiyor, bir de üzerine kayıp sembolü okudum eş zamanlı, artık her şey olağan geliyor lan, sanki duvardan geçip yan tarafa gitsem, üzerine bir de ışınlanma isteyeceğim o derece.
işte ben de digiturk gibi dükkanı kapatıp evde oturayım istedim, yani böyle bir durum olunca insan ne yapar, mesela arar müdürünü " öhöö öhöö biraz hastayım galiba, bugün gelemiyeceğim öhöö öhöö" diye yalan atar, ulan benimkiler yamiyor ki, hastanede çalışıyorum ben, adam diyo ki, gel burda baksın doktor, yani hastalık yalanı tırt anlıyacağınız.
ben de bindim minibüse geldim işyerine, arabayı çıkarmadım tabi ki, şimdi efendime sööliim, bunun zinciri var, kış lastiği var falan ama bende yok işte, o yüzden minibüse binip kendimi garantiye alayım dedim, arkadaş kadıköydeki minibüs duraklarını öyle bir değiştirmişler ki, sanırsın labirentte bir fareyim, kadıköy E-5 minibüsü de peynir, zor bela buldum da, geldim işyerine.
ne kar yaptı yalnız, dondum dondum, aman diyim, eğer hastanede çalışmıyorsanız, sesinizi biraz kalınlaştırıp arayın müdürünüzü "hastayım öhöö" ayağını yerler bunlar genelde, çıkmayın dışarıya, bir de benim için açın perdeleri sonuna kadar
22 Ağustos 2009 Cumartesi
ölü toprağı
üzerine ölü toprağı serpilmiş derler ya, işte o durum var şu sıralar
içimden çalışmak ta gelmiyor, her işi öteliyorum, ramazana bağlasam oruç tutmuyorum, sıcaklara bağlasam havalar o kadar da sıcak değil artık, işe bağlasam aynı iş bir değişiklik yok, eve bağlasam o da değil her şey yolunda, eeeeee ne o zaman, dinlediğim şarkılar bile slowlaştı lan, iyice ağır çekim yaşamaya başladım hayatı
yeni kayıta basıp birşeyler yazıp yazıp siliyorum, hiç bir yazdığımı beğenmiyorum bu aralar. üzerimdeki bu karamsarlığı, halsizliği atmam lazım, zaten cumartesi cumartesi işteyim. çalışıyorum.
içimden çalışmak ta gelmiyor, her işi öteliyorum, ramazana bağlasam oruç tutmuyorum, sıcaklara bağlasam havalar o kadar da sıcak değil artık, işe bağlasam aynı iş bir değişiklik yok, eve bağlasam o da değil her şey yolunda, eeeeee ne o zaman, dinlediğim şarkılar bile slowlaştı lan, iyice ağır çekim yaşamaya başladım hayatırahat batıyor galiba, rahat batması diye bir şey var bende, mesela işimin çok az olduğu zamanlar sıkılıyorum saate bakıp duruyorum zaman geçsin diye, işim yoğunsa benden mutlusu yok, ya da arada özellikle tartışma çıkarıyorum arkadaşlarımla.
bir yerde monotonluktan kurtulma isteği olsa gerek, aynı saatte kalkıp, aynı saatte yatarak, aynı işi yapıp, aynı muhabbetleri çevirerek devam etmez hayat, arada bir değişiklik yapmak lazım.
bilmiyorum işte, önümdeki upuuuzzuuun tatilim pazar günümün nasıl geçeceğeni göre değişecek ruh halim,
iyi pazalar bana, sana da tabii
Not: resim olarak niye ay resmi seçtim hiç bir fikrim yok, zaten şu sıralar düşünmüyorum da..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
