yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2009 Perşembe

utanın biraz

dehşet içinde izledim görüntüleri

kadıköyde yaşamama rağmen dün bizim buralara çok uğramadı yağmur, bir ara gece gök gürültüleriyle uyandım, normalde içinde doğru düzgün su olmayan kurbağalıdere gürül gürül akıyordu, gece saat 4 sularında oluyordu bu olaylar, ben bilemedim karşı tarafın bu kadar su altında kalacağını

internet sitelerinden ne kadar takip edilse de televizyondan izlemek gibi olmuyor, olay anında muhabirler olay yerine gidince vehameti daha görebildim, istanbul'un en ana arteri sular içinde, buna sular içinde demek te çok doğru değil aslında bildiğin nehir olmuş, 2 metre boyunda bir nehir,

oradaki çaresizliği düşündüm, arabanın üstündeyim ve her yerden su geliyor, iyi yüzme bilmeme rağmen suya atlayamıyorm, çünkü hemen ileride suyun taziğin ne kadar fazla olduğunu görüyorum, asfaltı, arabaları kaldırmış su, bunun yüzmekle alakası yok

o kadar utanmaz, artık suratı kayış gibi olmuş, siyasi emelleri uğruna ruhlarını satmış insanlar var ki, utanmadan televizyonlara çıkıp milyonlarca insana suçlunun istanbullular olduğunu söylemişler, açıkcası ben televizyona çıkmaya bile utanırım, suratlarından akıyor artık pislikler,

onların soyundan gelenler, onların anlayışlarından gelenler yağmalıyordu işte dün, 2-3 paralık insanlar, sabah nihat sırdar söyledi radyoda niye çalıyorsunuz demişler, bunlar da onlar zaten oruç tutmuyor bir şey olmaz demişler, allah belanızı versin, ne diyeyim bilemiyorum ki, akşam iftar sofrasında o çaldığınız porselenlerle yemek yiyecekseniz, boğazınızda kalsın tüm yiyecekler

bu hasta ruhlar başımızdaki hasta ruhların uzantısı işte, vali yağma yok diyormuş, ayıp ayıp, gözümüze baka baka yalan söylüyorlar artık adiler, şerefsizler

afet merkezinde oturup çay içiyorlar bütün gün herhalde, haa pardon ramazandaydık değil mi, çay içmiyorlardır o zaman müslüman insanlar, oraya 5-6 trafik kamerasının görüntüsünü aktarmakla olmuyormuş demek ki,

31 kişi ölmüş lan, neden bahsediyosunuz hala, bugün önlem alırlar artık götümün kenarları, önce başımıza gelecek tabii, sonra akılları başına geliyor, tekrar söylüyorum allah belanızı versin, utanın biraz adi şerefsizler

7 Ağustos 2009 Cuma

murphy bırak peşimi lan

bu muhabbet her zaman olur genelde, murphy kanunu diye bir şey var, örneğin sınava girersin en can alıcı soru tek çalışmadığın yerden gelir, takım elbiseni temizleyiciden aldığın gün üzerine bir şey dökersin falan, bunlar her zaman olur.

ancak benim gibi tembel adamın üzerine çok geliyor bu murphy, ulan zaten tembellikten dolayı ayda bir anca yıkatıyorum arabayı, o da kendim değil haa, veriyorum adamlar yıkıyor.

eskiden böyle değildi hatırlarım aydın'da insanlar evlerinin önünde yıkarlardı arabalarını, hatta benim de babamın arabasını çok yıkamışlığım vardır. kurulama işini babam yapardı genelde, ben tembel olduğumdan kurulama yapmazdım, ancak arabanın üzerine hortumla su tutmak dünyanın en eğlenceli şeylerinden biridir.

şimdi tabi küresel ısınma, yok su kaynaklarının azlığı, yok yağmurların azalması falan filan derken araba yıkatmıyorlar kimseye, hoş yıkanabilse yıkayacağımdan değil de yine de nostalji yapayım dedim.

neyse konumuza dönelim, efenim şimdi ben ne zaman araba yıkatsam o gece yağmur yağıyor ama nasıl anlatayım bu bir - iki kere olan bir şey değil. ne zaman yıkatsam diyorum yaa.

örneğin dün akşam, artık arabamın rengi siyahtan sarıya döndüğü için yıkatayım dedim, ki siyah çok kir tutuyor, yıkattım verdim parasını koydum garaja, sabah bir kalktım istanbulda yağmur var, her yer ıslanmış.

yani böyle küresel ısınma falan ayaklarını geçin abicim, yağmur duasına falan da çıkmanıza gerek yok, buradan yetkililere sesleniyorum ne zaman ki yağmur yağmasını istiyorsunuz arayın beni, ben arabamı yıkatırım, para da istemem, insanlık adına yapacağım valla bak.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails