yuh 1 yıldan fazla olmuş yazmayalı, dubrovni vasıtasıyla yazayım bari
tur
biz ets ile gittik, pronto da aynı turu yapıyor, otel ve fiyatlar 2 turda da aynı, bizim ets'yi seçme nedenimiz gidişte erken gidip, dönüşte geç gelmesiydi. pronto tam tersi olduğu için seçmedik.
otel ve ulaşım
turun önerdiği oteller arasında çok fark yok, illa 5 yıldızlı otelde kalayım diye kasmanın manası da yok, 3 ve 4 yıldızlı oteller de gayet iş görüyor, biz valamar lacroma'da kaldık, şehire gitmek için hemen önünden otobüs kalkıyor ve gece 2'ye kadar otobüs var, tüm tatil boyunca otobüs kullandık yetti, bir gidiş 12 kuna (1,5 € civarı) ve bilet almanız gerekmiyor otobüsün içinde şoföre para verebiliyorsunuz, şehir 15 dakika uzaklıktaydı.
oldtown
girin google'a resimlerine bakın 5 ile çarpın, öyle çarpıcı öyle güzel bir yer, küçük bir alan olmasına rağmen, daracık sokak araları ve deniz kokusuyla tekrar tekrar gezdiriyor kendini, öğlenleri çok sıcak oluyor tavsiyem saat 18'den sonra gezin, keyfi böyle çıkıyor.
yemek
daha önce gidenler sağolsun sayelerinde mena culpa'da pizza, spagetti toni'de makarna yedik ve tek kelimeyle kendimizden geçtik. özellikle spagetti toni'de benim için 5 peynirli lazanya yiyin olur mu?
illa balık yiyelim diyorsanız limandaki mekanlar gayet güzel, adriyatiğe karşı yemek yiyorsunuz. biz değişiklik olsun diye balık tabağı ve siyah risotto istedik, ama ı ıh, memleketimde valla daha güzel balık, biz zaten balık dışındaki canlıları çok sevmiyoruz. kalamar hastası olduğumuz halde soğan halkası gibi değil de kendisi bacaklarıyla teşrif edince midemiz bulandı, seven vardır mutlaka, ancak biz bir daha balık yiyemedik. midye dediğin pilavlı dolmalı olur, ne öyle içinden küçücük kayış gibi şey çıkıyor.
neyse tekrar edeyim, tavsiyem mena culpa quatra for maggi (yanlış yazmış olabilirim) pizza ve spagetti toni lazanya with 5 cheeses
deniz
belki de bugüne kadar yüzdüğüm en iyi denizdi, öncelikle belirtmemde fayda var lopud adası sunj plajı dışında öyle sahil diyebileceğimiz bir yer yok, çoğunlukla kayalardan denize giriliyor, dubrovnik belediyesi merdivenler yapmış kayalardan denize giriyorsunuz, kıyılarda fazla miktarda deniz kestanesi olabiliyor dikkatli girmek lazım, ancak denize girip biraz açılınca deniz o kadar berrak ve güzel ki insan çıkmak istemiyor.
biz öncelikle 3 ada turu yaptık (ets bu tura 60 € istedi, biz kendimiz limandan bir acente ile anlaştık 35€'ya hallettik her şey aynıydı, aklınızda bulunsun) 3 ada turu çok güzel ancak lopud adasında çok övülen sunj plajı (belki de o güne has ters dalga nedeniyle) çok kirliydi ve aynı kilyos plajı gibi insan seli vardı, en büyük hayal kırıklığımız o oldu
daha sonra ertesi gün locrum adasına gittik, yaklaşık 15 dakika sürüyor, limana en yakın ada, çok güzeldi, en güzeli tekneden indiğiniz yerde denize gimek öyle hiç kasmayın, deniz her yerde çok güzel çünkü
aynı zamanda kaldığımız otelin oradan da denize girilebiliyor, son gün orada da denize girdik ve orası da gerçekten muhteşemdi
sözün özü nereden girerseniz girin mükemmel bir deniz bekliyor sizi.
genel
çok türk var, yani öyle böyle değil, son 2 yıl tam bir türk akınına uğramışlar, elini çarpsan türke rastlıyorsun, hatta bazı restoranlar menülerine türkçeyi koymuşlar o derece
fiyatlar öyle pahalı falan değil, gayet normal, biz iki kişi en fazla 180 kuna'ya (25 €) yedik içtik. güneyde herhangi bir yerde yaptığımız tatilden daha ucuza geldi diyebilirim, zaten 1,5 saat sürüyor
dubrovnik kızlarıyla ilgili bir şeyler yazacaktım ama şimdi eşim okur burayı falan, en iyisi gidin kendiniz görün.
şaraplarını çok beğenmedik, ama biraları müthiş, mutlaka deneyin hatta meydanda piyano çalan amcanın oraya oturun sokağa karşı için biranızı
yanınıza şnorkel alırsanız güzel olabilir, kayalık olduğu için yüzmesi güzel oluyor.
öyle gece kulubü falan beklentiniz çok olmasın, bi tane var adamkıllı, onun yerini de tarif etmeme gerek yok, gece 11'den sonra sokağa çıkan aynı renk giyinmiş (ya da soyunmuş ta diyebilirim) kızları takip edin
suya para vermeyin meydanlardai çeşmelerden soğuk su akıyor, aynı zamanda oteldeki çeşmeden bile su içebiliyorsunuz, ve tadı satılan sudan daha güzel
halkı çok cana yakın, tek geçim kaynakları bu olduğu için turisti el üstünde tutuyorlar ve çok sıcakkanlılar
gidin gezin gezdirin, o kadar beğendik ki, ağustos'ta bir daha gitmeyi düşünüyoruz, çeşme ve bodrumdaki kazıklardan daha mantıklı
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Temmuz 2011 Salı
21 Haziran 2010 Pazartesi
araba yolculuğu tatili
tatil lazım tabii, bir reklamda geçiyodu hatta acayip beğenmiştim "hepimiz tatil için yaşıyoruz" böyle deyince çok dokunuyo lan bana, topu topu 14 iş günü için tüm yıl helak oluyoruz, dirsek çürütüyoruz. (ki bu dirsek çürütme olayı gerçek oldu arkadaş, geçen hafta biriyle konuşurken, aaa dedi bak dirseğin sökülmüş, bir baktım gömleğin dirseği sökülmüş, yaw bu kadar çalışılmaz artık ama dedim, bildiğin dirsek çürütüyorum lan)
nerde kalmıştık, işte bu 14 iş günü için çalışıyoruz ki, bizim buralarda hepsini birden vermiyolar, 1 hafta 1 hafta alcakmışız tatili, "peeehh ne yapayım 1 hafta tatili ben de çıkmıyorum lan" demedim tabii, çıkmaya karar verdik
bu sene, sevdicekle bööle kaş, bodrum, marmaris, çeşme falan yapmayalım dedik, onun yerine arabamıza atlayıp çanakkale üzerinden kaz dağları ayvalık ve biraz daha aşağısına araba yolculuğu şeklinde tatil yapacağız. hem gezecek hem malak gibi yatacağız.
kesin bi şeyler gelecek yine başımıza, biz ne zaman ikimiz araba yolculuğuna çıksak macera eksik olmuyor, bu hafta içi google maps ile yolları hatim etmem lazım, güzergah belirlemem lazım, kalcağımız otel ya da pansiyonları ayarlamam lazım, offff iş te çok ne zaman yapıcaz bilmiyorum, yok bi kere hatuna "ben deee, halledicem hepsini" demiş bulundum, şimdi uğraş dur artık.
neyse ya en kötü arabada kalırız akşamları,
yok lan yok bak nası sinirlendi okurken, yok valla kızım ayarıcam diyorum sana, senden başka kimse de okumuyo zaten, bendeee!
nerde kalmıştık, işte bu 14 iş günü için çalışıyoruz ki, bizim buralarda hepsini birden vermiyolar, 1 hafta 1 hafta alcakmışız tatili, "peeehh ne yapayım 1 hafta tatili ben de çıkmıyorum lan" demedim tabii, çıkmaya karar verdik
bu sene, sevdicekle bööle kaş, bodrum, marmaris, çeşme falan yapmayalım dedik, onun yerine arabamıza atlayıp çanakkale üzerinden kaz dağları ayvalık ve biraz daha aşağısına araba yolculuğu şeklinde tatil yapacağız. hem gezecek hem malak gibi yatacağız.
kesin bi şeyler gelecek yine başımıza, biz ne zaman ikimiz araba yolculuğuna çıksak macera eksik olmuyor, bu hafta içi google maps ile yolları hatim etmem lazım, güzergah belirlemem lazım, kalcağımız otel ya da pansiyonları ayarlamam lazım, offff iş te çok ne zaman yapıcaz bilmiyorum, yok bi kere hatuna "ben deee, halledicem hepsini" demiş bulundum, şimdi uğraş dur artık.
neyse ya en kötü arabada kalırız akşamları,
yok lan yok bak nası sinirlendi okurken, yok valla kızım ayarıcam diyorum sana, senden başka kimse de okumuyo zaten, bendeee!
18 Eylül 2009 Cuma
italya
heyecan var şimdi evde ve bende de tabii ki..yaklaşık 3 gündür işyerimde sadece italya çalışıyorum, evet bildiğin italya, roma'da nereye gidilir ne yenir, metro durakları nerede, en güzel müze ne tarafta kalıyor.
floransa'da ulaşım nasıl yapılır, pisa kulesi çok uzakta kalıyor mu? trenle kaç saat sürüyor, floransanın en yüksek tepesi nerededir.
venedik'te meşhur kanallara yüzülerek gidilir mi (yuh), gondol fiyatları ne kadardır, gidince maske almayanı dövüyorlar mı?
bu ve buna benzer soruları çalışıyorum, gayet ciddi bir şekilde sınava hazırlanır gibi hazırlanıyorum, arada notlar alarak, önemli yerlerin altını çiziyorum (mesela floransadaki michelengelo(böyle yazılıyordur umarım) tepesine mutlaka gidilecek, vatikanın ünlü merdivenlerine mutlaka tırmanılacak vb.)
bu akşam italya'ya uçuyoruz, pronto tur ile, tam 7 gece 8 gün sürecek bir italya macerası yaşamaya,
geçen sene de ispanya'ya madrid'e 3 günlüğüne gitmiştik, ilk yurtdışı maceramdı benim, aşık olmuştum madrid'e hala aşığım gerçi, bakalım italya ne gösterecek
ingilizce bilmenin rahatlığı olsa da, geçen sene sıfır ingilizce bilen ispanyol kasiyerlerle tarzanca anlaşmıştık, ancak şimdi italyanca konusunda kendisini geliştirmeye hevesli eşim var, ingilizcenin yetmediği durumlarda tarzancamıza italyanca da katabileceğiz.
dönüşte izlenimlerimi paylaşıcam tabii ki, fotoğraflarla destekleyerek.
vala bak yine içim kıpır kıpır oldu heyecanlandım,
yağmurlu bir italya bekliyor bizi muhtemelen, olsun lan, yazın çok sıcak oluyomuş zaten, böyle püfür püfür italya havası alır geliriz biz de..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
