valla yedik..
hani çok klasik bir başlık oldu ama, böle listeler hazırlayasım falan vardı, bir yılın enlerini falan yapıcaktım aslında, ama yılın son gününe genel müdür seviyesinde toplantı koydular arkadaş, ayıptır yaa
bari son gün bırakın bir kendime geleyim, yeni yıla dinç gireyim,
yok.. köleyim ya ben
31 Aralık 2009 Perşembe
29 Aralık 2009 Salı
madem ....yım, neden .... yapmıyorum
- madem doktorum niye sabo terlik giymiyorum (her zaman her yerde ııyyy)
- madem mühendislik okuyorum niye T cetvelim olmasın
- madem DVD indirip izliyebiliyorum, neden duvarıma film posteri asmayayım (özellikle kubrick'in kült filmleri)
- madem ingilizce biliyorum, neden konuşurken aralar ingilizce kelimeler sıkıştırmayayım.
- madem pahalı gece kulüplerine gidiyorum, neden facebook'ta yayınlayıp herkese göstermeyeyim
- madem müdürüm, niye ilginç hareketler yapmıyorum (müdürü olanlar anladı)
- madem iphone'um var, niye masanın üzerinde sergilemeyeyim
- madem sevgiliyiz neden yağmurda ıslanmıyoruz
- madem otobüs sürüyorum, niye otobüsü arabaların önüne kırmayayım
bu arada istanbul'da güneş niye doğmuyo?
- madem mühendislik okuyorum niye T cetvelim olmasın
- madem DVD indirip izliyebiliyorum, neden duvarıma film posteri asmayayım (özellikle kubrick'in kült filmleri)
- madem ingilizce biliyorum, neden konuşurken aralar ingilizce kelimeler sıkıştırmayayım.
- madem pahalı gece kulüplerine gidiyorum, neden facebook'ta yayınlayıp herkese göstermeyeyim
- madem müdürüm, niye ilginç hareketler yapmıyorum (müdürü olanlar anladı)
- madem iphone'um var, niye masanın üzerinde sergilemeyeyim
- madem sevgiliyiz neden yağmurda ıslanmıyoruz
- madem otobüs sürüyorum, niye otobüsü arabaların önüne kırmayayım
bu arada istanbul'da güneş niye doğmuyo?
25 Aralık 2009 Cuma
dizi dizi diziler
kayınvalidem bizdeydi dün, halk arasındaki adıyla kaynana, geldi yemekler yaptı, dizi izledi, muhabbet ettik, seviyorum galiba kendisini, hep gelsin kalsın (di mi karıcıımm)
neyse konuyu dağıtmayayım, bizim evde son 1 yıldır iki kere aşkı memnu dizisi izlendi, ilki aydından benim annem geldiğinde olmuştu, ikincisi de dün kaynanam sayesinde, açıkcası ben en fazla 10 dakika dayanabildim, kurulan özlü cümleler, birbirlerine attıkları salak bakışlar, hodingleri mi ne var bunların para içinde yüzüyorlar anladığım kadarıyla, hep böyle bir mutsuzluk, birbirini çekememe, ihtiras, aldatma falan valla içim bayıldı, dedim ya 10 dakika dayanabildim diye, gittim içerde bilgisayar oynadım, yapmıyodum uzun zamandır güzel oldu vala
en sevdğim şeylerden biridir, biri bildiği bir diziyi izlerken salak sorular soruyorum, bir de türk dizisi olunca iyice işin içinden çıkılmıyor, izleyen kişiye eziyet oluyor.
- şimdi bu kadına niye matmazel diyorlar (öyle çünkü) hmmm
- peki bu adam niye yalan söyledi şimdi (çünkü daha önce diğeriyle beraber olmuştu) haaa anladım
- bu adam niye buna bağırdı ki durduk yerde (çünkü daha önce ağızdan öpüştüler) uuuuuu aman allahım
bu ve bunun gibi sorularla, küçük şok dalgaları gönderdim kayınvalideme, bir daha izlemeyeceğim bir dizi hakkında bilgiler almaya niyetim yoktu, maksat tamamen sabrını denemekti.
(bir dakika bir iş çıktı gidip gelicem bekleyin).....
(hah geldim, tabii siz bunu 1 saniyede okudunuz ama aradan yarım saat geçti)
neyse kayınvalidem sorularımı sabırla cevaplayadursun, aklıma geçen hafta bir kitapçıda gördüğüm dvd kapağı geldi.. kendisi aşağıda
herhalde dünyada öpüşme sahnesi sayesinde promosyonu yapılan başka bir dizi yoktur, dünyanın en güzel aktivitelerinden biri olan ve alalade her dizi de gayet normal bir şekilde karşılanan ÖPÜŞME durumu nasıl oluyor da bir satış stratejisine dönüşebiliyor, aklım almıyor
sahneyi bilmiyorum tabii ama, bir öpüşme olayı bile böyle büyütüldüğüne göre, bu ülkede bu kadar bastırılmış duygu olması normaldir, sonrasında yan baktı diye adam öldürmekte normaldir (mesajımı da veririm bu arada)
neyse konuyu dağıtmayayım, bizim evde son 1 yıldır iki kere aşkı memnu dizisi izlendi, ilki aydından benim annem geldiğinde olmuştu, ikincisi de dün kaynanam sayesinde, açıkcası ben en fazla 10 dakika dayanabildim, kurulan özlü cümleler, birbirlerine attıkları salak bakışlar, hodingleri mi ne var bunların para içinde yüzüyorlar anladığım kadarıyla, hep böyle bir mutsuzluk, birbirini çekememe, ihtiras, aldatma falan valla içim bayıldı, dedim ya 10 dakika dayanabildim diye, gittim içerde bilgisayar oynadım, yapmıyodum uzun zamandır güzel oldu vala
en sevdğim şeylerden biridir, biri bildiği bir diziyi izlerken salak sorular soruyorum, bir de türk dizisi olunca iyice işin içinden çıkılmıyor, izleyen kişiye eziyet oluyor.
- şimdi bu kadına niye matmazel diyorlar (öyle çünkü) hmmm
- peki bu adam niye yalan söyledi şimdi (çünkü daha önce diğeriyle beraber olmuştu) haaa anladım
- bu adam niye buna bağırdı ki durduk yerde (çünkü daha önce ağızdan öpüştüler) uuuuuu aman allahım
bu ve bunun gibi sorularla, küçük şok dalgaları gönderdim kayınvalideme, bir daha izlemeyeceğim bir dizi hakkında bilgiler almaya niyetim yoktu, maksat tamamen sabrını denemekti.
(bir dakika bir iş çıktı gidip gelicem bekleyin).....
(hah geldim, tabii siz bunu 1 saniyede okudunuz ama aradan yarım saat geçti)
neyse kayınvalidem sorularımı sabırla cevaplayadursun, aklıma geçen hafta bir kitapçıda gördüğüm dvd kapağı geldi.. kendisi aşağıda
herhalde dünyada öpüşme sahnesi sayesinde promosyonu yapılan başka bir dizi yoktur, dünyanın en güzel aktivitelerinden biri olan ve alalade her dizi de gayet normal bir şekilde karşılanan ÖPÜŞME durumu nasıl oluyor da bir satış stratejisine dönüşebiliyor, aklım almıyor
sahneyi bilmiyorum tabii ama, bir öpüşme olayı bile böyle büyütüldüğüne göre, bu ülkede bu kadar bastırılmış duygu olması normaldir, sonrasında yan baktı diye adam öldürmekte normaldir (mesajımı da veririm bu arada)
23 Aralık 2009 Çarşamba
erkekler ve alışveriş
sanirım erkeklerin en büyük problemlerinden biri bu..
kadınların bilmesi gereken bazı şeyler var, öncelikle sağlıklı olan bir erkeğin alışveriş kavramı elektronikten öteye gitmez, yani bizden "aşkım sence bu bluzun morunu mu alayım, krem rengini mi?" gibi sorulara mantıklı cevaplar vermemizi beklemeyin.
bu şekilde gelen sorulara mor ya da krem diye cevap veriyorsak bilin ki bunun nedeni bir an önce herhangi birini almanız ve yolumuza devam etmek istememiz.
alışverişten anlayan bünyeler de vardır elbette, ama ben bunlara hiç girmiyorum mesela, yeri geliyor bir mango olsun bir zara olsun ne bileyim bir miss poem olsun, dolaşırken hatunun gözü vitrine takılıyor içeri girmek zorunda kalıyoruz. sanırım cehennem denen yer de böyle bir yer
içeride envai çeşit kadın elbisesi, ayakkabı, çanta ve bunları daha önce kapabilmek için birbirleriyle gizliden bir savaşa girmiş kadınlar. ben oldum olası kendime bir şey almak istesem dahi kısa yoldan ilk gördüğümü alıp dışarı çıkan bir insanım, yav bir çantanın kaç çeşidi olabilir arkadaş.
bir çanta alındı diye niye ona uyumlu ayakkabı bakılır ya da bir eteğin kaç farklı renkli olabilir algılayamıyorum. aslına bakarsanız geçenlerde bir ayakkabı alacaktık hatuna, şimdi 2 tane ayakkabı var birisinin fiyatı diğerinin 2 katı falan, yani işin parasında değilim de, bana 2 ayakkabı da aynıymış gibi geliyor, bayaaa ısrar ettim en sonunda dayanamadım gittim reyonlardan 2 ayakkabıyı yan yana getirdim, bir baktık birinin sağ tarafında işleme bir şey var, alahım bu ayrıntıyı bir erkeğin görme ihtimali olabilir mi, bir kadın beyni bunları nasıl hafızasına kazıyabilir, anlayamıyorum.
bence sadece kadın kıyafeti veya aksesuarı satan yerler yanlış yapıyorlar, içeri girildiğinde erkeklerin oyalanabileceği bir şeyler olmalı, örneğin bir köşede avrupanın en güzel gollerinin döndüğü bir lcd tv olabilir, ya da bir köşeye PS3 standı açabilirler, ulan bunları geçtim en azından bir oturma yeri yanına da araba dergisi falan koyun insafsızlar, içeri giriyorum her yerde bir kadının arkasında ayakları yere sürüyerek dolaşan erkekler görüyorum, hepsi bir yandan oflayıp puflamakta, halbuki mağaza sahibi yukarıdaki taktiği uygulasa erkek hiç çıkmak istemeyecek, kadın daha çok vakit geçirecek daha çok şey alacak, ki bir kadın bir elbiseyi almayı kafasına koyduysa amazon kadınları gücündedir, hiç bir kuvvet onu engelleyemez.
geçen hafta gittiğimiz bir mağazada oturacak koltuk koymuşlar, biz sefil erkekler yorulmayalım diye, yanımda 2 eleman daha, salak salak etrafa bakındık, kendimden geçtiğim bir anda ilknurumun çektiği bir fotoğrafı da koyuyorum aşağıya, görün halimizi artık... yetkililere sesleniyorum..
kadınların bilmesi gereken bazı şeyler var, öncelikle sağlıklı olan bir erkeğin alışveriş kavramı elektronikten öteye gitmez, yani bizden "aşkım sence bu bluzun morunu mu alayım, krem rengini mi?" gibi sorulara mantıklı cevaplar vermemizi beklemeyin.
bu şekilde gelen sorulara mor ya da krem diye cevap veriyorsak bilin ki bunun nedeni bir an önce herhangi birini almanız ve yolumuza devam etmek istememiz.
alışverişten anlayan bünyeler de vardır elbette, ama ben bunlara hiç girmiyorum mesela, yeri geliyor bir mango olsun bir zara olsun ne bileyim bir miss poem olsun, dolaşırken hatunun gözü vitrine takılıyor içeri girmek zorunda kalıyoruz. sanırım cehennem denen yer de böyle bir yer
içeride envai çeşit kadın elbisesi, ayakkabı, çanta ve bunları daha önce kapabilmek için birbirleriyle gizliden bir savaşa girmiş kadınlar. ben oldum olası kendime bir şey almak istesem dahi kısa yoldan ilk gördüğümü alıp dışarı çıkan bir insanım, yav bir çantanın kaç çeşidi olabilir arkadaş.
bir çanta alındı diye niye ona uyumlu ayakkabı bakılır ya da bir eteğin kaç farklı renkli olabilir algılayamıyorum. aslına bakarsanız geçenlerde bir ayakkabı alacaktık hatuna, şimdi 2 tane ayakkabı var birisinin fiyatı diğerinin 2 katı falan, yani işin parasında değilim de, bana 2 ayakkabı da aynıymış gibi geliyor, bayaaa ısrar ettim en sonunda dayanamadım gittim reyonlardan 2 ayakkabıyı yan yana getirdim, bir baktık birinin sağ tarafında işleme bir şey var, alahım bu ayrıntıyı bir erkeğin görme ihtimali olabilir mi, bir kadın beyni bunları nasıl hafızasına kazıyabilir, anlayamıyorum.
bence sadece kadın kıyafeti veya aksesuarı satan yerler yanlış yapıyorlar, içeri girildiğinde erkeklerin oyalanabileceği bir şeyler olmalı, örneğin bir köşede avrupanın en güzel gollerinin döndüğü bir lcd tv olabilir, ya da bir köşeye PS3 standı açabilirler, ulan bunları geçtim en azından bir oturma yeri yanına da araba dergisi falan koyun insafsızlar, içeri giriyorum her yerde bir kadının arkasında ayakları yere sürüyerek dolaşan erkekler görüyorum, hepsi bir yandan oflayıp puflamakta, halbuki mağaza sahibi yukarıdaki taktiği uygulasa erkek hiç çıkmak istemeyecek, kadın daha çok vakit geçirecek daha çok şey alacak, ki bir kadın bir elbiseyi almayı kafasına koyduysa amazon kadınları gücündedir, hiç bir kuvvet onu engelleyemez.
geçen hafta gittiğimiz bir mağazada oturacak koltuk koymuşlar, biz sefil erkekler yorulmayalım diye, yanımda 2 eleman daha, salak salak etrafa bakındık, kendimden geçtiğim bir anda ilknurumun çektiği bir fotoğrafı da koyuyorum aşağıya, görün halimizi artık... yetkililere sesleniyorum..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

