31 Ağustos 2009 Pazartesi

tuvalette uykusuz

uykusuz dergisini çok severim, karikatürlerinden öte yazılarına hastayım, özellikle fırat budacı ve vedat özdemiroğlu en sevdiğim yazarlarıdır.

2. yaşına basmasıyla alpay erdem de bu dergide yazmış, ancak tek seferlik mi, yoksa artık kalıcı olarak mı yazmaya devam edecek göreceğiz, umarım devamlı yazmaya başlar.

üniversitede en büyük zevkim, leman (sonrasında penguen) alıp, odamdaki katlanır koltuğa uzanıp okumaktı, ancak mutlaka yanında bir adet biskrem ve bir teneke kola olurdu.

rutin olarak her hafta bu olayı tekrarlardım.

evlendikten sonra da mizah dergisi almaya devam ettim, uykusuz alıyorum artık, her yazısını her karikatürünü en ince ayrıntısına kadar okuyorum.

ancak okuma ritüelimi değiştirdim, yeni okuma yerim ise biraz garip : tuvalet

eskiden tuvalette okuma gibi bir alışkanlığım yoktu, ama nedense artık, klozetin hemen yanındaki çamaşır makinesinin üstünde devamlı olarak bir uykusuz dergisi duruyor, hem okuyorum hem de o işi yaparken canım sıkılmıyor.

konunun nereden nereye geldiğini gördün okuyucu, böyle de bir adamım işte.

29 Ağustos 2009 Cumartesi

tarantino'nun soysuzları

aklımda uzun uzadıya bir film yazısı yazmak vardı aslında, dün gece gittiğim ve beni kendimden geçiren, zevkten dört köşe yapan filmi yazacaktım.

ancak neresinden başlayayım hangi güzel ayrıntısını yazayım bilemedim. en iyisi siz gidin izlemeye, kesinlikle gidin, kesinlikle pişman olmayacaksınız.

brad pitt, brad pitt'in aksanı, tarantino'nun ayak fetişi, gelmiş geçmiş en kötü karakterlerden biri olmaya hak kazanan gıcık nazi albayın, yahudi güzel kız, tarantino filmlerine özgü fışkıran kanlar, ya da satır aralarında yapılan göndermeler saymakla bitmiyor
zevkinizin içine etmeyeyim istiyorum, hakkında çok fazla bir şey okumadan gidip izlemeniz gerekiyor bence, ilk kez bir filmin sonunda, ayağa kalkıp alkışlamak istedim, keşke filmlerde de konserlerde olduğu gibi çok alkış olduğunda tekar sahneye gelinse, doyamadım izlemeye çünkü

mutlaka görün ama görmekle kalmayın, dvd'sini alın arşiv niyetine evinize koyun, her ne kadar eşimin gözlerini kapatmasını sağlayacak şiddet sahneleri olsa da, daha önce tarantino filmi izlediyseniz çok ta problem etmiyorsunuz

Not: özellikle chapter one harikaydı
Not 2: filmin adını yazmamışız yaw inglourious basterds olacak

28 Ağustos 2009 Cuma

çıkar ayakkabılarını

"içeriye ayakkabılarınla girme, kırıcam ayaklarını" annemin en çok kullandığı kalıplardan birisiydi.
tam okula gidecekken ayakkabılarımı giymiş olurdum, zaten bağcıklarını bağlamayı yeni öğrenmişim, bir de onları tekrar çözüp aynı işkenceyi tekrar etmeyi istemezdim. ama ne yapayım okur, ha! ne yapayım, defterlerim uzanamayacaım bir yerde kalmış işte, mecburen ben de emeklemeye başlardım.

evet efendim, bugünkü konumuz emeklemek, yapmayan yoktur diye düşünüyorum, hızlı ve acele bir şekilde (ya da bende mevcut bulmuş hali ile üşenildiğinde) evin içinden bir şey alınacaksa, anne faktörüne karşı olay mahalline emekleyerek varılırdı.

ya da dışarıda oyun oynadığında çok susamışsındır mesela, bir 5 dakika eve çıkıp su içmek istemişsindir, evde kimse yoksa bile emekleyerek içeri girersin ki, herşeyi süpersonik olarak algılayan anne tarafından sonrasında dayak yemeyesin.

nereden aklıma geldi bu emekleme işi derseniz, bana her seferinde ayakkabılarımla içeri giremeyeceğimi tembihleyen karımın, bu sabah kitabını almak için ayakkabılarıyla seke seke içeri gitmesi sonrası derim.

sanki sekerek basınca iz olmuyor, kadın aklı işte ehehe..

tamam lan vurmayın kadınlar zekidir. biz erkeklerden de zekidir.

25 Ağustos 2009 Salı

yurdum abisi


yukarıda gördüğünüz fotoğraf saat 11:00 sularında bostancı sahilinden çevreyoluna giden yolda benim tarafımdan çekildi.

ben ve arabam bu güzide yurdum insanı sayesinde ters şeritteyiz, trafik felç olmuş durumda, herkes amcaya, amcada elleri belinde bizlere bakıyor

herhalde bu durum sonrasında kendisi, sürdüğü kamyonun yükseklik değerini ezberleyecek

ama her türk gibi önce o köprüye toslaması gerekti işte.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails